Hak edilmiş sevginin kahramanları

Hak edilmiş sevginin kahramanları

Akrabalık hakkında konuşmamı isteselerdi muhtemelen Dostoyevski’nin Delikanlı adlı eserinde geçen şu cümlelerle söze başlardım.

Bence insan, yakınlarını sevmek olanaksızlığıyla birlikte doğar. Akrabalar arasındaki sevgi bu bakımdan iğrençtir. Hak edilmemiştir çünkü. Sevgiyi hak etmek gerekir. (Delikanlı, Dostoyevski)

Akrabalık ve sevgi arasında ince bir çizgi olarak duran hak ediş şartını, insanların akrabaları ile olan ilişkilerinin anahtarı olarak görüyorum.

Bu öyle bir anahtar ki, en uzak insanı en yakın akraba haline getirebilir. Belki en yakın akrabayı da yedi el uzak birisi yapabilir.

Sevgi, dostluk, yakınlık gibi kavramların temelinde samimiyet vardır. Yani riyasız ve çıkarsız beraber olmak. Toparlarsak birbirini Allah rızası için sevmek.

Başımıza bir felaket geldiğinde bizimle berber üzülen, bize el uzatan maddi yahut manevi desteğini esirgemeyen, sevincimize ortak olan, başarılarımız için dua eden insanlar bizim yakınımız dostumuz hatta akrabamızdır.

Bunun tam tersiyle hareket edenler ise kan bağı dahi olsa bizim için birer yabancıdır. Onlar bizim için sadece var olduğunu bildiğimiz insanlardır.

Hepimizin olduğu gibi elbette benim de sevgimi hak etmiş kahramanlarım var. Sevincime ortak olan, derdime derman olmaya gayret eden kahramanlarım. Kimler mi? Söyleyeyim efendim.

Bir insanın ilk kahramanı ailesidir. İyi bir baba, şefkatli bir anne ve dert ortağı kardeşler. Burada yazmış olduğum veya aile güzellemeleri yapmış olmak için değil tüm kalbimle söylüyorum, babam gibi bir babaya, annem gibi bir anneye ve kardeşlerim gibi kardeşlere sahip olduğum için ne kadar şükretsem ve onlara ne kadar teşekkür etsem azdır.

Bugün 12 Eylül. Küçük annem kız kardeşim Arzu’nun doğum günü. Bu yazıya bir hafta önce başladım. Bitirmek onun doğum gününe nasipmiş. Doğum günün kutlu olsun kardeşim. Allah sana hayırlı ömürler versin. İyi ki varsın.

Anne, baba ve kardeşlerden sonra hayatımın kahramanları sevgili evdeşim ve oğlumdur. Bütün huysuzluklarıma karşı Eyüp sabrı gösteren, dünyanın çilesine karşı dayanma gücümü artıran kıymetli eşim. Allah senden razı olsun. Bana güzel bir yuva, Allah’ın lütfu bir evlat verdin.

Kardeşin yeri ayrıdır. Kardeş özden özdür. Bir de aynı anadan olmadığımız kardeşlerimiz vardır. İyi günde de, kötü günde de yanımızda olan kardeşlerimiz. Onların ismi bazen Erdem Şahin olur, Yusuf Altındağ olur. Bazen de Mesut Yeşiloğlu olur. Her biri yaşadığım dünyada, imrendiğim, tanıdığıma şükrettiğim kişilerdir.

Bir de yol gösteren, tecrübeleriyle bizi doğru yola ulaştıran, düştüğümüzde tutup kaldıran, kusurlarımızı örten, hatalarımızdan çevirenlerimiz vardır. Onlar da birer kahramandır. Onlar bazen Ahmet Kemal Öncü’dür. Bazen Mustafa Eravcı’dır, bazen Hüseyin Korkmaz’dır. Bazen de Nazmi Yamanoğlu’dur.

Benim kahramanlarım bazen amca olur, bazen de dayı. Teyzelerim vardır sevincimi süsleyen.

Bir de kayın olanlar vardır. Mesela kayınbaba’dır. Kayınana’dır. Kayınbilader’dir. Elin oğlu olsanız da sizi bağırlarına basarlar. Kendilerinden ayrı görmezler. Evlat bilirler, kardeş bellerler. Gittiğinizde size ayrılmış bir köşe, yiyeceğiniz bir lokma mutlaka vardır. Baldız denildiğine bakmayın size dua eden bacılar vardır. Onların beyleri vardır, ne zaman istersen buyur gel derler.

Akraba vardır akrep olur. Yabancı gelir kardeş olur. Bu hayat böyledir. Sevgiyi hak etmek gerekir. İnşallah sevgimi hak etmiş insanların sevgisini hak etmişimdir.

İnsan dünyada başka ne ister ki? Allah rızası için sevmek ve sevilmek varken..

Hak edilmiş sevginin kahramanları
Hak edilmiş sevginin kahramanları
Paylaş:

Yorum yapın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.