Kendini sofu yerine katanlar!

Rahmet olsun bizim Durağan’da yaşar bir Tarakçı Hoca namlı dayımız var idi. Beyaz Şov’a dahi çıkan Tarakçı Hoca’nın mani videoları meşhurdur. İşte bu videolardan birinde söylediği iki mısra bu yazının omurgasını oluşturuyor.

Kabahati benim üstüme atiya
Kendini sofu yerine gatiya

Merhum Tarakçı Hoca bu manileri hangi niyetle söyledi bilmiyorum. Ben bu maniye sosyal medya trollerini ve bu trollerin ağına düşen işgüzarları katacağım.

Twitter yoğunluklu olmak üzere sosyal medya sitelerinde acımasız bir linç kültürü hakim.

Her konu bir şekilde iktidara vurmaya bağlanıyor. Iktidara bağlanmıyorsa İslam’a ve Müslümanlara bağlanıyor.

Çok taze iki örnek vereyim. Rahmet olsun İstanbul Fatih’te donarak vefat eden kişi üzerinden Islami hassasiyete sahip vakıf ve dernekler linç edildi. Yetmedi Türkiye’de sosyal yardımda çığır açmış parti ve lideri eleştirildi.

Yine toprağı bol olsun Sibel Ünli kardeşimizin intiharı eleştiri oklarını iktidarın ve mütedeyyin kesimin üzerine çevirdi.

Kendine, kültürüne hatta dinine yabancılaşmış kimselerin eleştiri adı altında hakaretler savunmasını anlayabiliyorum.

Lakin sosyal medya canavarlarının yönlendirmelerine kananların iktidarı (iktidar neyse de) Müslüman camiayı hedef almasını anlayamıyorum.

Meselenin özünü, önünü sonunu kavramadan yapılan yorumların yazılan yazıların telafisi olmaz.

Sibel Ünli kardeşimizin ailesi bir açıklama yayınladı. Sibel’in sıkıntıları olduğunu, daha önceden de intihar teşebbüsünde bulunduğunu ve maddi bir sıkıntılarının olmadığını belirtti.

Baba Ünli aynen şunları söyledi: Diyorlar ki ‘Bir aydır kayıp’, yalandır. Diyor ki ‘Yatacak yerim yok.’ Hepsi yalan. Muş’ta, burada, Bursa’da evimiz var. Aylığımız en az 10 bine kadar var. Bu yalanı kim yapmış? Böyle şeyler ayıptır. Devleti kötülemek için yapıyorlar

Düşünebiliyor musunuz? Öz evladınız intihar etmiş, acınızı yaşamaya, yas tutmaya fırsat dahi vermiyorlar.

Iste o kendini sofu yerine katanlar, sosyal medya zalimleri, örgütlü kötüler içimizi acıtan her olaydan rant devşiriyorlar.

Benim sözüm bu tiplere değil. Allah onları bildiği gibi yapsın.

Benim sözüm bunların algı oyunlarına kanallara. Her duyduğuna her okuduğuna inananlara!

Şimdi kendimizi hesaba çekelim!

Toplumsal yankı yapan olaylarda iktidarı sivil toplum kuruluşlarını ve mütedeyyin çevreleri hedef alanlara soralım;

Oturduğunuz binada kaç komşunuzla münasebetiniz var? Kaç tanesinin maddi yahut manevi sorunlarına vakıfsınız?

İki sokak ötenizde yaşayan dört çocuklu kirada oturan işçi Mehmet’i tanıyor musunuz?

Birçoğumuz değil hepimiz kendi dar çevremizden dışarı çıkmıyoruz. Falanca derneğe 50 lira falanca vakfa 100 lira bağış yaparak vicdanımızı rahatlatıyoruz.

Hocanın dediği gibi; kabahati başkalarına atıyor, kendimizi sofu yerine katıyoruz.

Paylaş:

Yorum yapın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.